DASK’ın amacı nedir?
Zorunlu Deprem Sigortası, meskenlerde depremin neden olacağı maddi zararların tazmin edilmesini sağlamaya yönelik olarak oluşturulan yeni bir sigorta sistemidir. Kapsamlı bir inceleme çalışması sonrasında devletin ve sigorta sektörünün işbirliği ile oluşturulan bu sistemin temel amaçları şunlardır:
• Kapsamdaki bütün konutları, ödenebilir bir prim karşılığında depreme karşı sigorta güvencesi altına almak,
• Yurtiçinde risk paylaşımı sağlamak, aynı zamanda deprem hasarlarının neden olacağı mali yükü sigorta yoluyla uluslararası reasürans ve sermaye piyasalarına dağıtmak,
• Devletin depremlerden (özellikle deprem sonrası afet konutları inşasından) kaynaklanan mali yükünü azaltmak,
• Sigorta sistemini sağlıklı yapı üretiminde bir araç olarak kullanmak,
• Deprem hasarlarının karşılanmasında uzun vadeli kaynak birikimini temin etmek,
• Toplumda sigorta bilincinin gelişmesine katkıda bulunmak.
Zorunlu Deprem Sigortası uygulaması ile; konut sahiplerine konutları ile ilgili olarak, devletin bütçe imkanları ile ilişkili olmaksızın ve maddi kayıpları derhal telafi eden somut bir güvence temin edilmektedir. Aynı zamanda, ödenen küçük miktardaki sigorta primleri yoluyla sosyal dayanışmanın gereği en iyi şekilde gerçekleştirilmiş olmakta, ülke çapında risk paylaşımı ve dayanışma sağlanmakta, yeterli iç kaynaklar birikinceye kadar riskin belli bir kısmı reasürans yoluyla uluslararası piyasalara plase edilmekte, deprem nedeniyle devlet bütçesi üzerinde oluşan mali yük azalacağından muhtemel ek vergiler önlenmiş olmaktadır.
Ülkemizin karşı karşıya bulunduğu deprem riski nedir?
Türkiye jeolojik ve topografik yapısı ve iklim özellikleri nedeniyle, büyük can ve mal kayıplarına yol açacak doğal afetlerle sık sık karşılaşan ülkelerin başında gelmektedir. Türkiye de meydana gelebilecek doğal afetleri önem sırasına göre deprem, heyelan, su baskını, kaya düşmesi, yangın, çığ, fırtına ve yer altı suyu hareketleri şeklinde sıralamak doğru olur. Son 50 yıl da doğal afetlerin yol açtığı hasar istatistikleri incelendiğinde, 2/3′ ünün deprem ile meydana geldiği görülmektedir.
Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın hazırladığı ve şu anda geçerli bulunan deprem bölgesi haritası dikkate alındığında, ülkemiz topraklarının %96′ sının farklı oranlarda tehlikeye sahip deprem bölgesinde olduğu ve Türkiye nüfusumunun %98′ inin bu bölgelerde yaşadığı gözlenmektedir. 1. ve 2. derece de deprem bölgelerinde yaşayanların toplam nüfusumuza oranı ise %70 civarındadır. Bu oranlara bakarsak, ülkemiz bir deprem ülkesidir.
Depremler, ilk olarak meydana geldiği bölge olmak üzere tüm ülkeyi etkilemektedir.Dolayısıyla Türkiyenin tamamı depremin sonuçlarından farklı ölçülerde etkilenmektedir. Ortaya çıkan maddi zararın telafi edilmesi, deprem bölgesinde normal yaşama dönülebilmesi, acil yardıma ihtiyaç duyanların ihtiyaçlarının giderilmesi vb. Yapılan harcamalar Türkiye ekonomisine ve devlete mali bir yük getirmektedir. Bunun en son örneğini son yüzyılın felaketi olarak adlandırılan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremin de yaşamıştık.
DASK nasıl yönetilmektedir?
DASK, biri başkan olmak üzere toplam yedi üyeden oluşan “Doğal Afet Sigortaları Kurumu Yönetim Kurulu” tarafından yönetilmektedir. İşlerin yürütülmesi için fiziki bir yapılanmaya ve kadro kurulu değildir. Bunun yerine, etkinliğin arttırılması ve maliyetlerin düşürülmesi amacıyla gerekli işlemler kurum idarecisi ve dışarıdan uzman kuruluşlardan temin edilmektedir.
Kurumun, merkezi işlevleri, operasyonel işleri ve uluslararası piyasalardan reasürans temini, kurum idarecisi tarafından yerine getirilmektedir. Hazine Müsteşarlığı ile kurum idarecisi arasında 5 yıllık bir sözleşme imzalanmaktadır.
DASK yönetim kurulu; Hazine Müsteşarlığı, Başbakanlık, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Sermaye Piyasası Kurulu ve kurum idarecisinin temsilcilerinden oluşmaktadır.
DASK bir KİT (Kamu İktisadi Teşebbüsü) midir?
DASK’ı bir KİT değildir. DASK, Zorunlu Deprem Sigortası teminatı vermek üzere kurulmuş, kâr amacı gütmeyen ve sigortacılıkta “sigorta havuzu” adı verilen sistem esas alınarak çalışan bir kurumdur.
DASK ile sigorta şirketleri arasındaki ilişki nedir?
Zorunlu Deprem Sigortası teminatı DASK tarafından verilmekle birlikte poliçeler, sigorta şirketleri tarafından DASK hesabına düzenlenmektedir. Yani DASK’ın poliçe üretimi sigorta şirketleri ve acenteleri tarafından yerine getirilmektedir. Sigorta şirketleri kendileri hiç bir risk tutmadan riski ve primi kuruma devretmektedirler.Sadece sigorta şirketlerine, kendileri veya acenteleri tarafından yapılan Zorunlu Deprem Sigortası primi tutarı üzerinden İstanbul ili dahilinde bulunan rizikolar için %12.5 oranında, diğer illerde bulunan rizikolar için %17.5 oranında ve tarifede belirtilen minimum bir tutarın altında olmamak üzere komisyon ödenmektedir.
DASK’ta toplanan primler nasıl yatırıma yönlendirilmektedir?
DASK’ta toplanan kaynaklar;
• Likidite,
• Anapara güvenliği,
• Getiri oranı
Unsurları göz önüne alınarak yatırıma yönlendirilmektedir. Yatırım araçları içinde; YTL vadeli mevduat, döviz mevduatı, hazine bonosu, repo, yatırım fonları vb. bulunmaktadır. Bu unsurlardan likidite ile anapara güvenliğine birinci derecede önem verilmekte ve böylece DASK’ın olası bir depremde yükümlülüklerini hızla yerine getirebilmesi sağlanmaktadır.
DASK kaynakları başka amaçlar için kullanılabilir mi?
Zorunlu Deprem Sigortası uygulamasını düzenleyen 587 sayılı KHK’nin 16. Maddesine göre , DASK’ın kaynaklarının, DASK tarafından ve temel olarak aşağıdaki amaçlar doğrultusunda kullanılabileceğini hükme bağlamaktadır:
• Deprem durumunda, DASK tarafından sigorta edilen binalara ait tazminat ödemeleri,
• DASK’ın yönetimi ve işleyişi için gerekli olan masraflar,
• Reasürans, sermaye ve benzeri piyasalardan sağlanan korumaya ilişkin ödemeler,
• Hasar tespit işlemlerine ilişkin ödemeler.
• Tamamen müstakil hesaplarda takip edilen kurum kaynaklarının, belirtilen amaçlar dışında kullanılması veya başka hesaplarla birleştirilmesi hem hukuken hem de sigorta tekniği açısından mümkün değildir.
DÜNYADA DASK BENZERİ UYGULAMALAR VAR MIDIR?
Zorunlu Deprem Sigortası’na ilişkin düzenleme yapılmadan önce gelişmiş ülke uygulamaları, özellikle deprem riski ülkemize benzeyen ABD-Kaliforniya ve Yeni Zelanda’daki uygulamalar, detaylı bir şekilde incelenmiş ve ülkemiz şartlarına en uygun sistem oluşturulmaya çalışılmıştır.
Yeni Zelanda Deprem Komisyonu (NZEQC-New Zealand Earthquake Commission): Yaşanan büyük deprem felaketi sonrasında bir fon şeklinde 1941 yılında oluşturulan, ancak 1993 yılında bağımsız bir kamu kurumu olarak bugünkü yapısına kavuşan EQC, deprem başta olmak üzere bazı doğal afetler için tamamen meskenlere yönelik sigorta teminatı sunmaktadır. Meskenler için yangın sigortası yapan sigorta şirketleri, ülkemizde olduğu gibi belli bir limite kadar koruma sağlayan EQC deprem teminatını zorunlu olarak vermektedirler. EQC kurumu, Yeni Zelanda’da, meskenlere yönelik deprem teminatının tek sağlayıcısı durumundadır.
Kaliforniya Deprem Kurumu (CEA-California Earthquake Authority):
1994 Northridge depreminden sonra ABD’nin Kaliforniya eyaletinde özel sigorta şirketlerinin deprem teminatı sunmaktan kaçınması nedeniyle meskenlere yönelik olarak deprem teminatı sunmak üzere 1996 yılında kuruldu. CEA bir kamu kurumu olmakla birlikte, DASK gibi, vergi dışında özel fonlarla finanse edilmektedir. Halen Kaliforniya’da sunulan meskenlere yönelik deprem teminatlarının yaklaşık %70′i CEA tarafından sunulmaktadır.
Ayrıca, depremlerle ilgili olmamakla beraber doğal afetlere yönelik olarak bazı gelişmiş ülkelerde, genellikle çok büyük afetlerden sonra ve sigorta sektörü ülkemize kıyasla çok büyük olmasına rağmen piyasa mekanizmasına ilave olarak kamu tarafından oluşturulmuş çeşitli sistemler vardır. Japonya’daki Japon Deprem Reasürans Şirketi (JER), ABD’deki ABD Ulusal Sel Sigortası Programı (NFIP) ve Fransa’daki Fransız Doğal Afetler Tazminat Programı gibi uygulamalar buna örnek olarak sayılabilir.
Zorunlu Deprem Sigortasının Getirdikleri:
Devletin bütçe imkanlarıyla ilişkili olmaksızın ve maddi kayıpları derhal telafi eden somut bir güvence almış olacaksınız. Kendi eviniz depremden etkilenmese bile ödeyeceğiniz küçük miktardaki sigorta primleri, evi hasar gören afetzedelere yapılacak tazminat ödemelerinde kullanıldığından sosyal dayanışmanın gereğini en güzel şekilde yerine getirmiş olacaksınız. Deprem hasarlarının karşılanması için amaçlanan uzun vadeli kaynak birikimine küçük primlerinizle katkı sağlamış olacaksınız. Yapı standartlarının uygulanmasına, sağlıklı yapılaşmaya ve modern bir toplumsal yapının oluşturulmasına önemli bir katkıda bulunmuş olacaksınız.
Sigorta Yaptırmak İçin İstenen Bilgi ve Belgeler:
• Sigortalının adı, adresi, telefonu
• Sigortalının vergi kimlik numarası
• Sigortalanacak binanın açık adresi
• Tapu bilgileri (ada, pafta, parsel, sayfa no)
• Binanın inşa yılı ve yapı tarzı
• Binanın toplam kat sayısı
• Binanın hasar durumu
• Evin brüt yüzölçümü (m2)
• Evin kullanım şekli
Hasar Durumunda İstenen Bilgi ve Belgeler:
İhbar formu (faks ile)
Tapu belgesi fotokopisi
Eksperin hasar yerini kolayca bulabilmesi ve hasar tespitini yapabilmesi için hasar yerinin açık adresi
Sigortalı ile irtibat sağlanabilecek telefon numarası
DASK HUKUKU
8 Eylül 2000 tarih ve 24164 sayılı Resmi Gazete
ZORUNLU DEPREM SİGORTASI GENEL ŞARTLARI
A – SİGORTA KAPSAMI
1 – Sigortanın Kapsamı
587 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamındaki bağımsız bölümler, tapuya kayıtlı ve özel mülkiyete tabi taşınmazlar üzerinde mesken olarak inşa edilmiş binalar, bu binalar içinde yer alan ve ticarethane, büro ve benzeri amaçlarla kullanılan bağımsız bölümler ile doğal afetler nedeniyle Devlet tarafından yaptırılan veya verilen kredi ile yapılan meskenler zorunlu deprem sigortasına tabidir.
Bu sigorta ile, depremin, yangın, infilak ve yer kayması dahil, sigortalı binalarda ve temellerinde, doğrudan neden olacağı maddi zararlar, sigorta bedeline kadar Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından teminat altına alınmıştır.
2- Sigorta Kapsamı Dışında Kalan Binalar
a. Kamu kurum ve kuruluşlarına ait binalar,
b. Köy yerleşim alanlarında yapılan binalar,
c. Tamamı ticari veya sınai amaçla kullanılan binalar,
d. 27 Aralık 1999 tarihinden sonra inşa edilmiş olan ancak ilgili mevzuat çerçevesinde inşaat ruhsatı bulunmayan binalar.
3- Teminat Dışında Kalan Haller
Aşağıdaki haller sigorta teminatının dışındadır:
a. Enkaz kaldırma masrafları, kâr kaybı, iş durması, kira mahrumiyeti, alternatif ikametgah ve işyeri masrafları, mali sorumluluklar ve benzeri başkaca ileri sürülebilecek diğer bütün dolaylı zararlar,
b. Her türlü taşınır mal, eşya ve benzerleri,
c. Ölüm dahil olmak üzere tüm bedeni zararlar,
d. Manevi tazminat talepleri.
4- Sigorta Bedelinin Tespiti
Sigorta bedelinin tespitinde, sigorta edilen meskenin yapı tarzı için Hazine Müsteşarlığınca yayımlanan “Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı”nda belirlenen metrekare bedeli ile aynı meskenin brüt yüzölçümünün (veya yaklaşık yüzölçümünün) çarpılması sonucu bulunan tutar esas alınır. Zorunlu deprem sigortası yapılan bir meskenin sigorta bedeli, her halde “Zorunlu Deprem Sigortası Tarife ve Talimatı”nda belirlenen azami teminat tutarından çok olamaz.
5- Aşkın Sigorta
Sigorta bedeli, sigortalanan meskenin değerini aşarsa, sigortanın bu değeri aşan kısmı geçersizdir. Cari yıla ait fazla alınan prim sigorta ettirene gün esası üzerinden iade edilir.
6- Muafiyet
Her bir hasarda, sigorta bedelinin %2’si oranında tenzili muafiyet uygulanır. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasarın bu şekilde bulunan muafiyet miktarını aşan kısmından sorumludur. Muafiyet uygulaması açısından, her bir 72 saatlik dönem bir hasar sayılır.
7- Sigortanın Başlangıcı ve Sonu
Sigorta, poliçede başlama ve sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde, aksi kararlaştırılmadıkça, Türkiye saati ile öğleyin saat 12.00’de başlar ve öğleyin saat 12.00’de sona erer.
B- HASAR VE TAZMİNAT
1- Rizikonun Gerçekleşmesi Halinde, Sigorta Ettirenin Yükümlülükleri
Sigorta ettiren, rizikonun gerçekleşmesi halinde, aşağıdaki hususları yerine getirmekle yükümlüdür.
a. Rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç on beş işgünü içinde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna veya Kurum nam ve hesabına sözleşmeyi yapan sigorta şirketine bildirimde bulunmak,
b. Doğal Afet Sigortaları Kurumu görevlilerinin veya yetkili kıldığı kimselerin, hasara uğrayan binalara makul amaçlarla ve uygun şekillerde girmesine ve zararı azaltmaya yönelik girişimlerde bulunmasına izin vermek,
c. Doğal Afet Sigortaları Kurumunun isteği üzerine zarar miktarıyla delilleri saptamaya, rücu hakkının kullanılmasına yararlı ve sigorta ettiren için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri, gecikmeksizin Doğal Afet Sigortaları Kurumuna vermek,
d. Zararın tahmini miktarını belirtir yazılı bir bildirimi, makul ve uygun bir süre içinde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna veya yetkili kıldığı kimselere vermek,
e. Sigortalı bina/yer üzerinde zorunlu deprem sigortası dışında, deprem teminatı bulunan başkaca sigorta sözleşmeleri varsa bunları Doğal Afet Sigortaları Kurumuna bildirmek.
2- Hasarın Tesbiti
Bu sözleşme ile sigorta edilmiş binalarda meydana gelen zararın nedeni, niteliği ve miktarı Doğal Afet Sigortaları Kurumunun veya yetkili kıldığı kimselerin belirlemelerine göre taraflar arasında yapılacak anlaşmayla tesbit edilir.
Taraflar zarar miktarında anlaşamadıkları takdirde, zarar miktarının tayini, hakem-bilirkişilerce aşağıdaki esaslara uyulmak suretiyle saptanır ve Doğal Afet Sigortaları Kurumundan tazminat talep edilmesi veya Doğal Afet Sigortaları Kurumunun dava edilmesi halinde zarar miktarıyla ilgili hakem-bilirkişi raporu tazminatın saptanmasına esas teşkil eder. Şu kadar ki, tek hakem-bilirkişi seçilmiş ise atandığı tarihten itibaren, diğer hallerde ise üçüncü hakem-bilirkişinin seçilmesinden itibaren en geç üç ay içerisinde ve her halükarda rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı ay içinde raporun tebliğ edilememesi halinde taraflar zarar miktarını her türlü delille ispat edebilirler.
Taraflar, uyuşmazlığın çözümü için tek hakem-bilirkişi seçiminde anlaşamadıkları takdirde, taraflardan her biri kendi hakem-bilirkişisini seçer ve bu hususu noter aracılığı ile diğer tarafa bildirir. Taraflarca seçilen hakem-bilirkişiler ilk toplantı tarihinden itibaren yedi gün içerisinde ve incelemeye geçmeden önce, bir üçünçü hakem-bilirkişi seçerler ve bunu bir tutanakla saptarlar. Üçüncü hakem-bilirkişi, ancak taraflarca seçilen hakem-bilirkişilerin anlaşamadıkları hususlarda, anlaşamadıkları hadler içinde kalmak suretiyle, diğer hakem-bilirkişilerle birlikte tek bir rapor halinde karar vermeye yetkilidir. Hakem-bilirkişi raporu taraflara aynı zamanda tebliğ edilir.
Taraflardan herhangi biri, diğer tarafça yapılan tebliğden itibaren 15 gün içinde hakem-bilirkişisini seçmez, yahut taraflarca seçilen hakem-bilirkişiler üçüncü hakem bilirkişinin seçimi konusunda yedi gün içinde anlaşamazlarsa, üçüncü hakem bilirkişi taraflardan birinin isteği üzerine hasar yerindeki ticaret davalarına bakmaya yetkili mahkeme tarafından uzman kişiler arasından seçilir.
Hakem bilirkişilere, uzmanlıklarının yeterli olmadığı nedeniyle itiraz olunabilir. Hakem bilirkişinin kimliğinin öğrenilmesinden sonra yedi gün içerisinde kullanılmayan itiraz hakkı düşer.
Hakem bilirkişi ölür, görevden çekilir veya reddedilir ise, yerine aynı usule göre yenisi seçilir ve göreve kalınan yerden devam olunur.
Hakem bilirkişiler, zarar konusunun saptanması konusunda gerekli görecekleri deliller ile sigortalı binanın rizikonun gerçekleşmesi sırasındaki değerini saptamaya yarayacak kayıt ve belgeleri isteyebilir ve hasar yerinde incelemede bulunabilir.
Hakem bilirkişilerin veya üçüncü hakem bilirkişinin zarar konusunda verecekleri karar kesindir, tarafları bağlar.
Taraflar kendi seçtikleri hakem bilirkişilerin ücret ve masraflarını öderler. Tek hakem bilirkişinin veya üçüncü hakem bilirkişinin ücret ve masrafları taraflarca yarı yarıya ödenir.
Zarar miktarının saptanması bu sözleşmede ve mevzuatta mevcut hüküm ve şartları ve bunların ileri sürülmesini etkilemez.
3- Tazminatın Hesabı
a. Sigorta tazminatının hesabında, rizikonun gerçekleştiği yer ve tarihte, binanın piyasa rayiçlerine göre bulunan yeni inşa bedeli esas alınır.
b. Doğal Afet Sigortaları Kurumu hasar miktarına ilişkin belgelerin kendisine verilmesinden itibaren mümkün olan en kısa süre içerisinde gerekli incelemeleri tamamlayıp hasar ve tazminat miktarını tespit ederek sigortalıya bildirmek zorundadır.
4- Tazminatın Ödenmesi
Tazminat miktarının yasa ve bu poliçe hükümlerine göre tespit edilmesinden sonra Doğal Afet Sigortaları Kurumu, sigorta bedelini aşmamak kaydıyla kesinleşmiş olan tazminat miktarını en geç takip eden bir ay içerisinde hak sahibine ödemek zorundadır.
5- Tazminat Hakkının Eksilmesi veya Düşmesi
Binanın ve her bir bağımsız bölümün projeye aykırı olarak ve taşıyıcı sistemi etkileyecek şekilde tadil edilmesine veya zayıflatılmasına neden olan veya buna imkan veren malik veya intifa hakkı sahibi, meydana gelen zararın bu nedenle ortaya çıktığının veya arttığının tesbit edilmesi durumunda bu tutar kadar tazminat alma hakkını kaybeder.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu, sigortadan kaynaklanan toplam yükümlülüklerini ve sahip olduğu kaynakları dikkate alarak reasürans, sermaye ve benzeri piyasalardan sigortacılık tekniğinin gerektirdiği şekilde ve yeterli düzeyde koruma temin eder. Ancak, sigortalı hasarın beklenenin üstünde olması ve bunun Kurum kaynaklarını ve temin edilen koruma miktarını aşması durumunda, ortaya çıkan zarar, Kurum kaynakları ve koruma miktarının toplamının zorunlu deprem sigortası kapsamında ödenmesi gerekli toplam tazminata olan oranı dahilinde karşılanır.
Sigorta ettirenin, sigorta süresi içinde sigortalı meskende mevzuata aykırı değişiklik yapması halinde Doğal Afet Sigortaları Kurumu sözleşmeyi fesh edebilir.
6- Hasar ve Tazminatın Sonuçları
a. Doğal Afet Sigortaları Kurumu, yaptığı tazminat ödemesi tutarınca hukuken sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel nisbetinde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna intikal eder.
b. Deprem sonucu tam hasar meydana geldiği takdirde, tazminatın ödenmesi ile birlikte sigorta teminatı sona erer. Kısmi hasar halinde, sigorta bedeli, rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren, ödenen tazminat tutarı kadar eksilir.
Sigorta bedelinin eksildiği hallerde, hasarlı binanın, hasardan bir gün önceki haline getirildiği tarihten itibaren başlamak üzere, gün esası ile prim alınmak suretiyle sigorta bedeli yükseltilir.
C – ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER
1- Sigorta Ücretinin Ödenmesi, Doğal Afet Sigortaları Kurumunun Sorumluluğunun Başlaması ve Sona Ermesi
Sigorta primi her türlü vergi, resim ve harçtan muaftır.
Sigorta priminin tamamı, sözleşme yapılır yapılmaz poliçenin teslimi karşılığında peşinen ve nakden ödenir. Sigorta priminin tamamı, poliçenin teslimine rağmen ödenmemiş ise Doğal Afet Sigortaları Kurumunun sorumluluğu başlamaz. Bu şart poliçenin ön yüzüne yazılır. Sigorta primi alacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.
Sigorta sözleşmesinin, sona ermesinden itibaren bir ay içerisinde yenilenmemesi durumunda Doğal Afet Sigortaları Kurumunun sigortadan kaynaklanan sorumluluğu sona erer. Bu süre içerisinde yenilenen sigorta sözleşmeleri, önceki sözleşmenin sona erme tarihinden itibaren yürürlüğe girer.
Bu sigorta sözleşmesi Doğal Afet Sigortaları Kurumu nam ve hesabına zorunlu deprem sigorta sözleşmesi yapmak üzere aracı sıfatıyla yetkili kılınan sigorta şirketi tarafından yapılmıştır.
2- Sigorta Ettirenin Beyan Yükümlülüğü
Doğal Afet Sigortaları Kurumu bu sigorta sözleşmesini, sigorta ettirenin, rizikonun gerçek durumunu bildiren beyanına dayanarak yapmıştır.
Sigorta ettirenin beyanının gerçeğe aykırı veya eksik olması halinde Doğal Afet Sigortaları Kurumunun sözleşmeyi daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek durumlarda, Doğal Afet Sigortaları Kurumu veya aracı kılınan ilgili sigorta şirketi durumu öğrendiği andan itibaren 15 gün içerisinde prim farkının ödenmesi hususunu sigorta ettirene ihtar ile prim farkını talep ve tahsil eder. Prim farkının süresinde istenilmemesi halinde fesih hakkı düşer.
Gerçeğe aykırı beyan hali, zararı doğuran olayın meydana gelmesinden sonra öğrenilmişse, bu zarardan dolayı ödenmiş ve ödenecek tazminatın;
a) Gerçeğe aykırı beyan, kasden yapılmış olması halinde tamamı için,
b) Kasıt olmaması halinde ise, ödenecek tazminatın, alınan prim ile alınması gereken prim arasındaki oran kadar dışında kalan miktarı için, sigorta ettirene rücu edebilir.
3- Birden Çok Sigorta
Aynı bina/yer için birden çok zorunlu deprem sigortası yaptırılamaz. Zorunlu deprem sigortası yapılan meskenin değeri zorunlu deprem sigortası için belirlenen azami teminat tutarının üzerinde ise, bu tutarın üzerindeki kısım için sigorta şirketleri tarafından ihtiyari deprem sigortası yapılabilir.
4- Menfaat Sahibinin Değişmesi
Sözleşme süresi içinde, menfaat sahibinin değişmesi halinde, sigortanın hükmü devam eder. Bu durumda, sigorta ettiren ve sigortanın varlığını öğrenen yeni hak sahibi, durumu 15 gün içinde Doğal Afet Sigortaları Kurumuna veya sözleşmeye aracılık yapan sigorta şirketine bildirmekle yükümlüdür.
5- Tebliğ ve İhbarlar
Sigorta ettirenin bildirimleri, Doğal Afet Sigortaları Kurumu adına sözleşmeye aracılık yapan sigorta şirketine noter kanalıyla veya taahhütlü mektupla yapılır.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu veya adına yetkili kıldığı sigorta şirketinin bildirimleri de sigorta ettirenin poliçede gösterilen adresine veya bu adres değişmişse, son bildirilen adresine aynı şekilde yapılır.
Taraflara imza karşılığı elden verilen mektup veya telgrafla yapılan bildirimler de taahhütlü mektup hükmündedir.
Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından yapılan fesih ihbarı, postaya veya notere verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder.
6- Yetkili Mahkeme
Bu sigorta sözleşmesinden doğan anlaşmazlıklar nedeniyle Doğal Afet Sigortaları Kurumu aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme, Doğal Afet Sigortaları Kurumunun bulunduğu veya rizikonun gerçekleştiği yerde, Doğal Afet Sigortaları Kurumu tarafından açılacak davalarda ise, davalının ikametgahının bulunduğu yerde, ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir.
7- Zaman Aşımı
Sigorta sözleşmesinden doğan bütün talepler, iki yılda zaman aşımına uğrar.
8- Yürürlük
Bu genel şartlar 27 Eylül 2000 tarihinde yürürlüğe girer.
Not: DASK Zorunlu deprem sigortası uygulaması 623 KHK ile 2 ay ertelenerek 29 Kasım 2000 yılında uygulanmaya başlandı.
(www.dask.gov.tr)